Bu Blogda Ara

10 Nisan 2022 Pazar

TANZANYA - ZANZİBAR GEZİ REHBERİ

Merhaba, Tanzanya gezdiğim 24. ülke olasının yanı sıra  Afrika kıtasında gittiğim ilk ülke olmasından dolayı özel bir gezi rotası oldu. En son 2020 yıl başı için tam 2 sene önce Hong Kong'a  gitmiştim. Döndükten 15 gün sonra pandemi duyuruldu ve malum süreç herkes için zorlu bir dönem oldu. Gezginler için de her ülkenin farklı uyguladığı yasaklardan, koşullardan dolayı zor bir süreç oldu. Özellikle bazı ülkelere gidilse bile yasaklardan dolayı tadı tam çıkartılamayacağından gezi planları zora girdi. Bir de ülkemizdeki malum döviz kurlarındaki aşırı artışlar da gezi planlarını aksattı. Hong Kong'a giderken dolar 5.5 civarındayken 2 sene sonra dolar 2 katından fazla artmıştı. Hatta gezim sırasında tesadüfen doların en yüksek noktalara çıktığı 18 ve sonra bir anda 10.50 civarına düştüğü döneme denk geldim. Artık bu döviz seviyelerinde plan yapmak zor olsa da herkesin hayatta ruhunu beslendiği şeyler, hobileri , zevkleri farklı. Seyahat etmek de benim için rutin hayattan çıkıp yaşamın farkına vardığım, keşfettiğim ve aynı zamanda bir tutku terapi gibi bir şey. 

Neyse gelelim bu seyahat yazısının amacına. Bu yazıda hem kendi gezi tecrübelerimi hem de genel bilgiler vermeyi amaçlıyorum. Özellikle seyahat sürecinde sorun yaşadığım ve yeterli bilgiye ulaşamadığım bazı noktalar hakkında  detaylı bilgiler vereceğim. İşte başlıyoruz...

Tanzanya Hakkında

Tanzanya, resmî adıyla Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti, Doğu Afrika'da bir ülkedir. Afrika Büyük Gölleri bölgesinde yer alır. Ülkenin kuzeybatıda Kenya; kuzeyde Uganda; batıda Ruanda, Burundi ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti; güneybatıda Zambiya; güneyde ise Malavi ve Mozambik ile komşudur. Tanzanya dili Svahili. Turistlerle iletişimde olan yerel halk ve satıcılar genelde İngilizce biliyorlar. Biz dil konusunda pek sorun yaşamadık. Ülkenin başkenti Dodoma ama en bilinen ve en büyük şehri Darüsselam. Yani Türkiye'de İstanbul gibi denebilir. Saat dilimi Türkiye ile aynı. Ülkenin para birimi Tanzanya Şilini ama Amerikan Doları da bazı yerlerde kullanılabiliyor, detaylarını daha sonra anlatacağım.


Tanzanya en başta tek başıma gitmekte çekinebileceğim bir ülke gibi gelmişti ama gitmeden önce aldığım bilgiler güvenli olduğuydu.Geziye tek gitmedim ama gitsem de  güvenlik açısından tek gidebileceğim bir ülkeymiş. Fakat tek gitmenin en büyük dezavantajı ulaşım konusunda diyebilirim. Toplu taşıma zahmetli ve ulaşım standartları düşük. Tek başınıza taksi ile ulaşım sağlamak ise masraflı olacaktır. Gezi rehberini okurken de fark edeceğiniz gibi biz yürüyerek gidemeyeceğimiz her yere ulaşımda taksi kullandık.

Tanzanya Vize İstiyor mu, Hangi Aşıları Olmak Gerekir, Tanzanya Kapıda Vize Uygulaması Nasıl?

Öncelikle aşı konusundan bahsetmek istiyorum. Seyahate gitmeden önce ilk süreç gerekli aşıları olmakla başlıyor. Biz gitmeden yaklaşık 1 ay önce gerekli tüm aşıları olduk. Bunun için https://www.seyahatsagligi.gov.tr/ adresinden size yakın Seyahat Sağlığı Merkezi'ni kontrol ederek iletişime geçilmesi gerekiyor. Tanzanya'ya gideceğinizi söylediğinizde hangi aşıları yaptırmanız gerektiğine bakıyor ve ne zaman aşı olabileceğinizi söylüyorlar. Tanzanya için aslında sadece Sarı Humma aşısı zorunlu. Fakat bize bunun yanında kuduz, tetanos, kızamık, tifo aşıları da yaptılar. Aşılar sonrası sağlık kurumunun vereceği aşı kartını ve fotokopisini de yanınıza almanızda fayda var. Ayrıca Hepatit A ve Hepatit B seviyelerine baktırarak aşı yaptırılması da öneriliyor fakat zorunlu değil. Hepatit aşıları sağlık ocağında yaptırılabiliyor.

Tanzanya, bordo pasaporta sahip Türk vatandaşlarından vize istiyor ama korkmaya gerek yok oldukça basit bir şekilde ülkeye gittiğinizde havalimanında alabileceğiniz kapıda vize uygulaması var. Özellikle vize konusunda detaylı bilgi vermek istiyorum çünkü bir çok farklı yerde farklı bilgiler yer alıyor. Biz gitmeden temkinli davranarak istenebilecek her şeyi hazırladık ama o kadar hazırlığa gerek yokmuş dedik. Öncelikle pandemi döneminde farklı ülkelerin ne istediğine https://www.skyscanner.com üzerinden çok kolay bir şekilde bakabileceğinizi söylemek istiyorum. Pandemi döneminde ülkelerin uyguladıkları kurallar sürekli değiştiği için ben kendi gittiğim dönemden bahsedeceğim ama siz yine garanti olsun diye kontrol edersiniz. Ben Aralık 2021'de gittim. Tanzanya, Türk Vatandaşlarından ülkeye gitmeden en geç 72 saat önce alınmış PCR testi istiyor. Zaten bir de uçağa binebilmeniz için çift doz aşı olmak şart bildiğiniz gibi. Aşının ülkemizde uygulanan 2 aşı olan Biontech veya Sinovac olması fark etmiyor, herhangi birinden çift doz aşı olunması yeterli. Bu arada PCR testini ise seyahat için para ödeyerek yaptırmanız gerekiyor. Para ödemeden yaptıracağınız test sonucunda kocaman yurt dışı çıkışında geçerli olmadığını belirten ibare mevcut. Bu nedenle para ödeyerek seyahat için test yaptıracağınızı belirtmeniz gerekiyor. Biz İstanbul Havalimanında 1.5 saat içinde test sonucunun çıktığı hızlı testleri 250 TL karşılığında yaptırdık. Onun dışında Tanzanya'ya gitmeden 24 saat öncesinde https://afyamsafiri.moh.go.tz/  adresinden seyahat ve sağlık bilgilerinizi içeren bir form doldurulması gerekiyor. Formu doldurduktan sonra kare kodu içeren işlem sonucunun çıktısının alınması gerekiyor. Uçaktan iner inmez bu formu doldurduktan sonra aldığınız çıktıyı ve pasaportunuzu alarak kontrol ediyorlar. Bunun sonucunda hızlı teste girip girmeyeceğinize karar veriyorlar. Bir sağlık sorunumuz ve seyahat geçmişinizde bir problem görülmediği için bu kontrolden hızlıca geçerek vize alanına ilerledik. Hızlı test olunması gerekirse de 10$ ödeme yapılması gerekiyor.

Vize alanına gelindiğinde ülkeye girmeden önce bir form alarak dolduruluyor ve vize için memura bu form ve pasaport veriliyor. Vize memuru bize sadece ne amaçla geldiğimizi sordu, başka bir soru sormadı. Çok kolay bir şekilde kapıda vizeden geçerek 50$ vize ücretini ödeyeceğimiz bölüme yönlendirildik. Ödeme sonrasında 90 gün oturumlu vize ile ülkeye giriş yapmış olduk. Yani ne bir fotoğraf, ne banka hesap dökümü, ne uçak biletleri ne de konaklama rezervasyon bilgileri istendi. Sadece pasaportunuzun renkli bir fotokopisini çektirin  yanınızda bulunsun, başka bir şeye ihtiyaç bulunmuyor. Yani internette bu konuda çok az ve karışık bilgiler vardı bu nedenle bu kısmı detaylı bir şekilde açıklamak istedim. Daha çok 50$ almaya yönelik formalite bir vize uygulaması olduğunu söyleyebilirim.

Tanzanya'ya Nasıl Gidilir, Ülke içi Ulaşım Nasıl?

Tanzanya'ya nasıl giderim konusunda ise THY'nin Darüsselam ve Zanzibar'a uçuşları var. Bazı uçaklar  direk Darüsselam'a giderken Zanzibar uçuşları ise Darüsselam'la beraber gerçekleşiyor. Uçak İstanbul'dan ilk Zanzibar'a gidiyor, yolcuları indiriyor ve binecek yolcuları alarak 1 saat beklemeli olarak Darüsselam'a gidiyor. Yaklaşık 1 saat de Darüsselam'da bekleyerek yolcu indirip alıyor ve İstanbul'a dönüyor. Yani ilk Zanzibar'a giderseniz ve Darüsselam'dan dönerseniz beklemeniz muhtemelen olmayacaktır. Ama zaten oralara kadar gitmişken bu 1 saatlik beklemenin kimsenin gözüne geleceğini düşünmüyorum:) THY uçakları akşam 19:30 civarında kalkıyor ve sabaha karşı 02:30 gibi Zanzibar'da, 04:00 gibi Darüsselam'da oluyor. 2 lokasyon arasındaki uçuş süresi ise yaklaşık 15 dakika kadar. Ülkenin kuzey tarafına gitmek isteniyorsa mevcut durumda THY' nin Kilimanjaro'ya direk uçuşu yok, diğer hava yollarını kontrol etmeniz gerekiyor.

Siz de benim gibi THY ile Darüsselam ve Zanzibar'a gidecekseniz konaklayacağınız yere ulaşım için en uygun ulaşım aracı taksi olacaktır. Ülkedeki tek toplu taşıma aracı Dala Dala isimli minibüsler ve hem çok kalabalık hem de eşyalarınızla binmek için pek uygun olacağını düşünmüyorum. Bu nedenle havalimanından bir taksi ayarlamanız daha uygun olacaktır. 

Darüsselam - Zanzibar  arasında ulaşım için ise pırpır denen pervaneli küçük uçaklar ile 15 dk yolculuk ederek harika bir uçuş deneyimi yaşayabilirsiniz. Hızlıca pratik bir şekilde binip indiğimiz için bu küçük uçaklar bizim çok hoşumuza gitti. Kişi başı yaklaşık 75$ karşığında SkyScanner üzerinden uçak biletlerimizi 2 gün önce almıştık. Onun dışında feribot ile de yaklaşık 3 saat süren bir yolculukla da ulaşım sağlayabilirsiniz, fiyatı ise 35$.

                                 

Tanzanyada Yeme İçme

Tanzanya her ne kadar müslüman bir ülke olsa da yeme içme konusunda hijyene önem versen insanlar için problem oluşturabilecek bir ülke. Ama diğer taraftan burada bol bol tropik meyvelerden ve lezzetli kajulardan yiyebilirsiniz. Kaldığımız sürede en çok birbirinden farklı tropik meyvelerden yedik.  Bunların en başında ise mango geliyor. Ülke tam bir mango cenneti. Safariye giderken de yol üzerindeki satıcılardan mango, ananas, muz ve kaju aldık. Yol üzerinde taze meyve suyu sıkın bir yerden meyve suyu aldık. Fakat gönül rahatlığıyla yemek yenilebilecek bir yer göremedik. Neyse ki buraya temkinli gelmiştik. Yanımızda sandviç malzemeleri, kuruyemişler, atıştırmalık bir şeyler vardı ve safari sürecinde bizi baya kurtardı. Safaride geçen 2 günde hazırladığımız sandviçler ile kahvaltı yaptık ve tabi rehberimiz ve şoförümüze de ikram ettik. Zaten şoför ve rehberin ayrı bir yiyecekleri yoktu, siz verirseniz yiyorlar yani. 


                                            

Stown Town'da ise otelimizde açık büfe kahvaltı vardı, akşam yemeği için ise Lukmaan Restorant bizim kurtarıcımız oldu. Burası temiz ve yemekleri güzel. Ayrıca yemek yanında harika tropik meyve suları da alabiliyorsunuz. Kişi başı 80-100 TL gibi fiyatlarla yemek yiyebildik. Onun dışında bir şeyler içmek için muhteşem okyanus manzaralı 6 Degrees South'u önerebilirim. Ayrıca Forodhani Parkı'nın içerisinde sokak yemekleri yerleri var. Midenize güveniyorsanız burada da bir şeyler deneyebilirsiniz :). 

                               

Nungwi'de kaldığımız sürede de akşam yemekleri için plaj restoranı olan Baraka Beach Restoran'ı öneririm. Vitrinde günlük taze balıklar sergileniyor ve istediğiniz balığı görerek sipariş verebiliyorsunuz yani. Ayrıca farklı yemek seçenekleri de olduğu için plajda masaların kurulduğu bu restoran oldukça güzel bir seçenek. Biz 2 gece de burada yemek yedik.

                                   

Tanzanya Gezi Rehberi

  •  Safari (Mikumi Park)

Tanzanya benim gittiğim Aralık ayında çok güzel yemyeşil bir ülke olarak çıktı karşıma. Aralık ayında Türkiye'de soğuktan donuyorken sıcacık bir ülkeye gitmek çok iyi geldi.  Yağışlı olan aylarda böyle yeşil oluyormuş. Ülkenin kuzey tarafında meşhur Serengeti Milli Parkı, Kilimenjaro Dağı, Ngoro Ngoro kriteri, Victoria gölü; doğuda Zanzibar ve Darüsselam; ortasında ise Mikumi Milli Parkı ve Nyerere Milli Parkı bulunuyor. Bu yazdığım noktalar en turistik noktalar aynı zamanda. Güney yarım kürede bize göre mevsimler ters olsa da ekvatora yakın olduğundan bu ülkede genel olarak sıcaklıklar pek düşmüyor ve kış mevsimi bizim bildiğimiz kışlar gibi geçmiyor. Tanzanya’da en yoğun turizm dönemi yaz aylarında gerçekleşiyor. En düşük dönem ise Kasım ayı sonundan Nisan ortasına kadar sürüyor. Bunun en büyük sebebi ise yağışlı bir dönem olması. Kasım-Aralık-Ocak ayları kısa yağışların olduğu aylar. Şubat-Mart-Nisan ayları da yağışların daha çok arttığı aylar. Biz Aralık aylarında gittiğimizde sıcaklık yaklaşık 25 dereceydi. Gece de sıcaklık çok düşmedi ve asla üstümüze uzun kollu bir şey alma ihtiyacı duymadık. Arada kısa süreli yağmurlar yağdı ama gezimizi etkilediğini söyleyemem. Sadece 1 kere yoğun bir yağmura yakalandık, detaylarını yazı içerisinde anlatıyor olacağım :).


                                   

Ülkenin para birimi Tanzanya Şilini. Mevcut durumda 1 Dolar,  2300 Tanzanya Şilini değerinde. Para bozdurduğunuzda alacağınız en büyük Tanzanya parasının 10000  Şilin olduğunu göreceksiniz. Paranın değerini anlatmak için ise 1,5-1,6 lt.'lik bir suyu 1000 Şiline alabileceğinizi söyleyebilirim. Hatta bazen turist olduğunuz için 2000 Şilin bile isteyebiliyorlar ama yeri geldiğimde1000 Şilin olması için bile pazarlık ettiğim durum oldu. Konusu açılmışken bu ülkede her şey turist tarifesinden olacak. Her şeyde pazarlık yapmak gerekiyor. Ben bir şey alacakken o şeye en fazla ne kadar verebileceğimi düşünerek fiyat teklif ediyordum. Satıcıların teklif ettikleri fiyatların yarısının altına bile düştüğü durumlar oldu. Bu konuda  dikkatli olunması gerekiyor. Ama genel olarak ucuz bir ülke olmadığını söyleyebilirim. 

Tanzanya'da Swahili dili konuşuluyor ve en çok duyacağınız kelimelerden bir tanesi Hakuna Matata :) Her yerde duyacağınız ve bir çok turistik eşyanın üzerinde de göreceğiniz bu kelimenin bir çok anlamı var. Problem sorun yok gibi bir anlamı var hem de Hiç Üzülme gibi bir kelime anlamı da var. Onun dışında Asante teşekkürler, Karibu hoş geldiniz, Jambo merhaba demek.

Gezi rotalarına geldiğimizde ise biz 7 günlük seyahatimizin 2 gününü Mikumi Park'ta Safari ve 5 gününü ise Zanzibar olarak planladık. Safari için Mikumi Park'ı tercih ettik. Aslında Afrika'da safari için en meşhur lokasyonlar Serengeti Milli Parkı ve Masai Mara. Büyük Göç denilen olay hayvanların kurak yerlerden yağışlı yerlere göç ettiği ve hayvanların yıl içerisinde ekvatorun bir altına bir üstüne geçtiği olay oluyor. Bu göçün gerçekleştiği bölgenin büyük bir bölümü yani Serengeti, Kenya'da kalan daha küçük kısmı ise Masai Mara oluyor. Hayvanlar Kenya'da Eylül-Ekim aylarında olurken diğer aylarda Serengeti'de oluyorlar. Bu nedenle gidilecek döneme göre bir Safari planı yapmak daha iyi olacaktır. Tanzanya'da Serengeti'ye gidecekseniz bunun için Kilimanjaro'ya gitmek gerekmekte. Bu bölgede Manyara Gölü ve Serengeti Ulusal Parkında safari, Ngorongoro kraterinde tırmanış yapılabilir. Kalınacak gün sayısına ve bütçeye göre Safari tur firması ile alternatif planlar yapılabiliyor. Her türlü safari turu planlaması için https://www.safaribookings.com/ adresinden tur planlarını inceleyebilir ve tur firmalarıyla iletişime geçebilirsiniz. 

Serengeti Milli Parkı'nda Safari için hem Kilimanjaro'ya ektra gitmek hem de Mikumi’ye göre daha yüksek bütçeli bir tur almak gerekiyor. Serengeti Milli Parkı'nın giriş ücreti yüksek olduğundan turların fiyatları da yüksek. Tabi ki imkan varsa bu bölgede Safari yapmak çok daha özel bir tecrübe olacaktır. Ama bizim hem zamanımız için hem de daha makul bir bütçe ile Safari yapmak istediğimiz için tercihimiz Mikumi Ulusal Park'ı oldu. Onun dışında Darüsselam'a yakın Nyerere Ulusal Park'ının da oldukça güzel olduğunu duydum ama onun da giriş ücreti Serengeti kadar olduğu için oraya da tur fiyatları yüksek. Biz Obag African Safaris ile Mikumi Park için 1 gece 2 gün şeklinde anlaştık. Bizi Darüsselam Havalimanın'da karşıladı ve direk safari aracına binerek 8 saatlik bir yolculuğa çıktık. Dönüşte ise yine havalimanına bıraktı. Safari tur fiyatları kalınacak gece sayısı, aracın modeli-konforu ve konaklama yerine göre değişebiliyor. Çadır tarzında konaklama yapılan yerlerde fiyatlar daha makul oluyor, tercih meselesi. Biz orta seviye olarak geçen ama bana vahşi doğa içerisinde lüks sayılabilecek bir yerde kaldık. Tek katlı betonarme tarzında, kapıları direk bahçeye açılan yan yana odalardan oluşan konaklama yerimizde odalarda sıcak su, temiz nevresimler vardı. Benim için bunlar bile beklentimin üstündeydi. Bu arada gitmeden sinek ilacınızı yanınıza almayı unutmayın çünkü özellikle gece buna çok ihtiyacınız olacak. Böyle bir yere gidiyorsanız farklı böcek, kertenkele tarzı hayvanlarla haşır neşir olacağınızı bilerek gidin. Benim odamın canımda el öpen kertenkelesi tarzı sinek yiyen bir sürüngen vardı. Sorduğumda sadece perdede durup sinek avladığını, hatta bu yüzden yararlı bile olduğunu ve yatağa gelmeyeceği bilgisini söylediler. Ben de yatağımın üstündeki cibinliği  güzel kapatarak sivri sinek ve haşerelerden kendimi izole ettim ve 1 gece değil mi sanki diyerek aldırış etmedim. Yolculuğa geri dönersek, 8 saat sonunda  14:00 civarı parka giriş yaptık ve 18:30 civarı akşam güneş batana kadar Parkta muhteşem vahşi hayvanların pesinde araçla gezdik. Daha parka girerken bile yol kenarında impalalar, zebralar, zürafalar karşıladı bizi. Parkta gezmek ise bambaşka bir deneyim.

  


O muhteşem hayvanları kendi doğal ortamlarında özgürce yaşarken görmek çok farklı bir tecrübe. Parkta araçla gezerken bir kaç belirli nokta haricinde araçtan inmek veya hayvanları beslemek kesinlikle yasak. Gezerken yer yer iskeleti kalmış hayvanlarla karşılaşınca vahşi yaşamın kalbinde olduğunuzu daha iyi fark ediyorsunuz. Gezimiz sırasında aslan, zebra, zürafa, fil, antilop, afrika antilobu, hipopotam, timsah, tilki görme imkanımız oldu. Özellikle bir ağacın altında yan yana yatan iki dişi aslanın yanına aracımızla yanaştık ve aracın üstünden onları izledik.

 Ormanın kralına bu kadar yaklaşmak heyecan verici bir deneyim oldu. Bir ava denk gelemedik ama yine de görebileceğimiz bütün hayvanları görmenin mutluluğunu yaşadık. Yaklaşık 9 saatlik gece uçusu ve sonrasında 8 saat de kara yolculuğu yapsak da muhteşem havanın ve atmosferin etkisiyle yorgunluğunuzu unuttuk. 




Ancak odalarımıza gidince ne kadar yorulmuş olduğumuzu fark ettik. Yatağa uzandığımda dışarıdan gelen farklı böcek sesleri uyumadan doğal olarak meditasyon yaptırdı. Vahşi doğanın ortasında güvenli bir yerde uyuyor hissiyle gelen şükür duygusu huzur vericiydi. Buralara kadar gelip böyle bir deneyim yaşayabilmek herkese nasip olmaz dedim ve sahip olduğum her şey için minnet duydum. 

Sabah erken kalkarak rehberle sabah hayvan avı yakalama denemesi konusunda parka yeniden gitmek için anlaşmıştık. Fakat Rehber, park giriş surelerinin önceden 24 saat olduğunu ama simdi 8 saat kadar olduğunu söyleyerek bizden parka giriş için extra bir ücret talep etti. Fakat basta böyle anlaşmamıştık. Rehber bu yeni uygulamadan yeni haberi olduğunu ve yılbaşı donemi olduğu için böyle bir şey yapılmış olabileceğini söyledi.  İlk gün, görebileceğimiz bütün hayvanları gördüğümüz için ekstra bir ücret vermek istemedik ve doğruca havalimanına doğru 8 saatlik yolculuğa yeniden başladık. Normalde ikinci gün de Parkta 2 saat kadar zaman geçirmeyi planlıyorduk ama istediğimiz gibi olmayınca tabi bu durum biraz modumuzu etkiledi.. Rehberin böyle bir bilgiyi ikinci günün sabahında vermiş olması hoşumuza gitmedi. Bizim tahminimize göre park ücreti beklentilerinin üzerinde zamlanmıştı ve bundan haberleri olmadığından bizi böyle bir duruma soktular diye düşündük. İlk günün çok güzel geçmesinin hatırına moralimizi bozmamaya çalıştık. 


1 gece 2 farklı odada konaklamalı  bu private tur 3 kişi için kişi başı fiyat 300$’dı. Tura ayrıca içme suyu ve birkaç meyve de dahildi. Fakat biz kisi başı 250$ olarak anlaştık.  Belki fiyat bu kadar düşmese ikinci gün parka girme konusunda olaylar değişir miydi bilmiyorum ama 300$ yerine 250$ verip girmemeyi tercih ederdim. Sadece bunun en başta belirtilmesi iyi olurdu. Bu nedenle siz bu konuda dikkatli olunuz. Ayrıca şoföre kişi başı her gün için 10$ gibi bir bahşiş veriliyor. Tur detaylarını anlatan açıklamalarda bu bilgiyi görebilirsiniz. 3 kişi toplamda 2 günlük turumuz için 50$ bahşiş verdik.


  • Zanzibar


Gezimizin ikinci bölümünde Zanzibar adasına geçtik. Safari turundan sonra SkyScanner ile Darusselam’dan Zanzibar’a gitmek için biletlerimizi aldık. Darüsselam’ın küçük bir havalimanı var ama havalimanı bir kaç bloktan oluştuğu için hangi bloktan uçağın kalktığını kontrol etmek gerekiyor. Uçağa ancak tam biniş saatimiz geldiğinde alındık ve çok hızlı bir şekilde kontroller tamamlanarak uçuşa geçtik. Küçük uçak olduğu için kontroller hemen tamamlandı ve uçağımız havalandı. Pırpır uçak ile uçmak çok farklı bir tecrübe. Kesinlikle tavsiye ederim. Bizim uçuşumuz gece saatleriydi ama günduz saatlerinde güzel manzaraları izleyerek gitmek daha güzel olacaktır diye düşünüyorum. Uçuş yaklaşık 20 dk kadar sürdüğü için zaman göz açıp  kapatana kadar geçiveriyor. Zanzibar Havalimanında yine çok beklemeden bagajlarımız geldi. Sonra taksi için havalimanındaki döviz bürosundan para bozdurduk ve kurun normal olduğunu söyleyebilirim. Normalde hava limanlarındaki döviz oranları yüksek oranda oluyor ama burada öyle değildi. Havalimanı çıkışında sağ tarafa 1-2 dk kadar yürüyünce taksicilerin ortasında bulduk kendimizi. Tabi yüksek fiyattan götürmeye çalıştılar ama yer mi Anadolu çocukları dedik :) . Pazarlık ile Stone Town merkezindeki Tembo House Hotel’e gitmek için 25000 Şilin’e anlaştık. Otelin konumu  güzel bir noktada. Kahvaltıları açık büfe ve çesit bol olduğu için her ne kadar meyve ve hamur işi ağırlıklı yemek durumunda kalsak da memnun kaldık. Onun dışında kişiye özel omlet yapmaları da bizim için kurtarıcı oldu. Safari turu sonrası çok yorgun olduğumuz için dinlenmek için odalarımıza çekildik.


Stone Town'daki kaldığımız süre içerisinde merkezdeki daracık sokakları dolaştık, gece geç saatler olmasına rağmen hiç bir problem yaşamadan rahatlıkla gezdik. Sadece tek rahatsız eden insanların bir şeyler satmak için çok rahatsız etmeleri. Yoldan geçen herhangi bir insan size tur satmaya çalışabiliyor mesela. Bu nedenle artık bir saatten sonra insanlara bakmıyor ve aldırış etmiyor duruma geliyorsunuz. Çünkü bu selamın arkasından yine bir şeyler satma amaçları olduğunu biliyorsunuz. Zanzibar Müslüman insanların yaşadığı bir ada. Arap esintilerinin yoğun olduğu şehir merkezinde biraz Fas havası da alınıyor. Stown Town'da evlerin kapıları çok güzel. Arap ve Hint bir eve ait olduğu kapılarak bakarak anlaşılabiliyor. Hint kapılarında pirinç ve bakırdan yapılmış topuz takma geleneği var. Hindistan'dan gelen insanlar, Hindistan'da fillerin kapıları kırılmasını engellemek için kullanılan pirinçten veya bakırdan yapılan bu topuzları adaya da getirmişler. Zanzibar'da filler olmasa da pirinç topuzlar sadece bir dekorasyon olarak ve sahibinin zenginliğini göstermek için kullanılıyor.

Stown Town merkez için biz ayrıca bir zaman harcamadık, programlarımızdan geri kalan zamanlarda küçük bir yer olduğu için merkezi gezme işini hallettik. Merkezde gidilmesi gereken yerlerden bir tanesi East Africa Slave Trade Exhibition. Bir zamanlar kölelerin mahzenlerde tutulduğu bu müzede köle ticaretinin geçmişten günümüze nasıl yapıldığına dair bilgiler de bulunuyor. Onun dışında gidilebilecek yerler arasında baharat, meyve-sebze, deniz ürünleri gibi şeylerin satıldığı pazarları var ama gerçekten bazı bölümleri çok kötü kokuyor. 









                                                              


Zanzibar 1. Gün


Zanzibar’daki ilk günümüzde Prison ve Nakupenda Adalarına gitmek icin sabah 8 gibi kahvaltımızı yapıp otelden ayrıldık. Forodhani Parkınin ilerisinde People’s Palace Muzeum’a doğru yürüyerek tekne sahibi bir abimizle tur için pazarlığa giriştik. 18000 Şilin karşılığında anlaştık. Bu fiyata aynı zamanda Prison Adasında devasa kaplumbağaların olduğu bölüm için biletler de dahildi. Daha sonra başka insanlarla konuşunca gayet uygun bir fiyata anlaştığımızı da anladık. Turu, motorlu bir küçük tekne ile Prison Adasına gidip sonrasında istediğimiz zaman Nakupenda Adasına geçecek şekilde organize ettik. Prison Adası biz gittiğimizde bomboştu ve altın rengi harika kumlar üzerinde biraz vakit geçirdikten sonra adayı gezmeye başladık. İlk olarak devasa kaplumbağalarının olduğu bölümden başladık. Kaplumbaları, girerken verdikleri otlar ile besledik. Burada 200 yaşına yakın hayatımızda gördüğümüz en büyük kaplumbağaları gördükten sonra bir zamanlar hapishane olarak kullanılan adayı turladık. Prison Adasında yaklaşık 1,5 -2 saat zaman geçirdikten Nakupenda Adası’na gitmek için yeniden motor teknemizle yola çıktık.



 Nakupenda Adası’na vardığımızda bizi harika sapsarı bir kumsal, muhteşem renkli bir deniz karşıladı. Adanın özelliği tamamen kumdan oluşması ve okyanusun gel git durumuna göre kaybolup yeniden ortaya çıkması. Adanın sakin olduğu erken saatlerde gitmenin avantajını da kullanarak güzel fotoğraflar çektik. Öğlen güneşinin etkisini attırdığı saatlerde rehberimiz bizim için bir branda gerdi ve gölgesinde oturduk. Öğleden sonra ise şiddetli bir fırtına başladı ve ada sular altında kalmaya başladı. O zamanlarda baya endişelendik hatta kendi teknemize ulaşamadık ama geçici olarak farklı bir tekneye geçtik. Amerikalı çılgın gençlerin olduğu bu teknede bir yandan müzik çalıp dans etmeye devam ediyorlardı. Herhalde yereller durumun kısa sürede geçeceğini bildikleri için oldukça rahattılar. Bir sure sonra kendi teknemize geçtik ve sağ salim karaya ulaştık. Karaya ulaştığımızda ise yağmurdan eser kalmamıştı. Yağmurlu bir sezonda gezimiz boyunca yağmurdan etkilendiğimiz tek gün bu olduğu için çok şanslıydık.




Zanzibar 2. Gün



2. Gün meşhur Blue Safari Turuna katıldık. Bu turu yolda önüne gelen herkes satmaya çalışıyor. Bizim anladığımız kadarıyla bir etkinlik için turist ayarlayarak komisyon almak burada bir gelir kapısı olmuş. Farklı yerlerden yaklaşık ayni fiyatı alacak olsanız da biz pazarlıkla kişi başı 50$ taksi dahil anlaştık. Fiyata deniz ürünlerinden oluşan ve bol bol yiyebildiğimiz öğlen yemeği de dahildi ama yine de fiyat performans açısından biz memnun kalmadık. Bizdeki tekne turlarımın ne kadar lüks olduğunu derme çatma teknelerde sıkış tıkış oturarak giderken daha da anladık. İlk tekneye binerken de güneşin altında uzun bir sıra bekledik. Ayrıca yüzme kısmı için verilen zaman çok az geldi. Açıklarda birbirinden farklı rengarenk balıkların olduğu şnorkelli dalış yeri dışında güzel yerlerde yüzme molası vermedi. Yani açıkçası konfor açısından pek memnun kalmadık ama yine de farklı yerler görmüş olduk. Katılmak isterseniz Star isimli tur sahibine +255743821342 numarasından erişebilirsiniz. Bu arada tekneler Fumba bölgesinden kalkıyor. Buraya da taksi ile gitmeniz gerekecek bilginize. Tenke, Kwale adasina ve Pungume adalarına götürüyor. 

                                                


Zanzibar 3. Gün


                                          
3. Günümüzde Kırmızı Colombus maymunlarının ve Mangrow ormanlarının olduğu Jojani Ormanı'nı gezebileceğimiz, meşhur Rock Restorant’a uğrayarak sonrasında Paje Plajında vakit geçirebileceğimiz bir plan yaptık. Bunun için anlaştığımız taksici bizi sabah 10:00 gibi aldı ve 18:00’de geri Stone Town’a dönmek için yola koyulduk. 1 günlük bu tur için 3 kişi 75$’a anlaştık. Jozani ormanına ise giriş için kişi başı 12$ ödedik. Zanzibar’a gitmişken uğranması gereken noktalardan birisi. Jozani Tabiat Parkı'nda yerel bir rehber eşliğinde yaklaşık toplam 2 saatlik bir turda önce türü telike altında olan endemik Zanzibar Kırmızı Colombus maymunlarına gittik, orman içerisinde bir yürüyüş yaptık. Sonrasında ise tuzlu su içerisinde yaşayabilen ilginç Mangrow Ormanı'na araç ile geçtik ve burada da kısa bir yürüyüş sonrası turumuz sonlandı. ile Ayrıca burada bir yerli kabilinin oyununa denk gelerek onlarla dans ettik, oldukça keyifliydi.


 Daha sonra Rock Restoran’a giderek fotoğraf çektirdik ve Masai Kabileli satıcılardan uygun fiyatlara güzel hediyelik eşyalar aldık. 


                                               

Daha sonra ise Paje Plajına geçtik.  Bu plaj genelde gençlerin takıldığı bir bölge. Denizi oldukça sığ, sıcak ayrıca rüzgarlı. Bu nedenle de kite surf için oldukça uygun bir nokta. Kumsal uzun geniş ve kumların rengi beyaza yakın çok güzel. Oldukça hareketli bir plaj burası. Bu nedenle burası adada kalınabilecek en hareketli bölgelerden. Ayrıca tesislerin tuvalet ve kabinlerini de rahatlıkla kullandık. Paje'de zaman geçirmekten çok keyif aldık.  


                                   


Zanzibar 4.-5. Gün


Stone Town'a yakın bölgeleri gezme işini tamamladıktan sonra (her ne kadar baharat turuna gidemediğim için içimde kalsa da:) ) Nungwi bölgesine 30$'a taksi ile geçtik. Nungwi'nin denizi muhteşem. Paje'de geniş ve upuzun bir plaj vardı, burası oraya göre daha dar ve kısa. Denizin rengi ise Maldivler ile aynı güzellikte ve sıcaklık da oldukça iyiydi. Burada 10$ karşılığında her gün yapılan gün batımı tutuna katılmanızı öneririm. Zaten sahilde güneşlenirken tur, meyve, masaj, saç örgüsü için satıcılar geliyor. Tekne, Blue Tour'a göre çok daha büyük ve iyiydi. Ayrıca yerel müzik aletleri ile çaldıkları müzikler eşliğinde danslarını izleyerek gittik. Muhteşem gün batımını izleyip geri döndük. Nungwi'de yapacak pek bir şey yok. Otel bölgeleri dışında yerel halkın olduğu köyler ise hayatı tezatlığını gösteriyor adeta. Bir tarafta lüks oteller diğer tarafta ise bulaşıkları dışarıda yıkayan insanlar vardı. Öyle bir yerde nasıl bu kadar yoksul bir yaşam var diye şaşırdım. Burada İzmir Market ve İzmir Pharmacy var. İçlerine girmedim ama Türkiye ile sadece isim konusunda bir ortaklığı olduğunu söyleyebilirim. O bölgede hediyelik eşyalara bakabileceğiniz yerler var. Son paramızla da birkaç bir şey aldık ve dönüş için Hava Limanı'na gideceğimiz taksimiz gece tam 00:00'da bizi aldı. Bu arada uygun fiyatlı ve güvenilir bir taksici Juma Kassım ile gezinin sonuna doğru tanıştık. Kendisine +255778523266 ve +255674306195 numarasından whatsapp üzerinden ulaşabilirsiniz. 


Bir başka gezide görüşmek dileğiyle...

30 Aralık 2020 Çarşamba

HONG KONG GEZİ REHBERİ

HONG KONG GEZİ REHBERİ


Öncelikle merhaba. Hong Kong benim 21'inci, Asya'da ise 6'ıncı ülkem.  Gezdiğim yerleri hem anı olması hem de gidecek insanlara faydası olması amacıyla kaleme almayı hep istedim fakat başlayamamıştım. İşte sonunda bu gezi rehberi yazısı ile artık gezilerimi bir rutin haline dönüştürüp kaleme almaya devam etmek istiyorum. Sonuçta her şeyin bir ilki vardır ve bu ilki yaptıktan sonra gerisi daha kolay gelir öyle değil mi.

Gezi rehberine geçmeden önce özellikle Hong Kong gezimi yazmak istedim çünkü detaylı bir Türkçe Hong Kong gezi rehberi kaynağına ihtiyaç olduğunu gördüm. İşte başlıyoruz.



Hong Kong Hakkında


Hong Kong, Çin'in güney kıyısında bulunan, 1 Temmuz 1997 tarihine kadar Britanya Krallığına bağlı sömürge ve adalar grubuyken, bu tarihten itibaren Çin Halk Cumhuriyeti'ne bağlı özel yönetim bölgesi olmuştur. Hong Kong; Hong Kong Adası, Kowloon Yarımadası ve 235 kadar küçük adadan meydana gelmiştir.





Hong Kong Vize İster mi?



Hong Kong, aslında Çin Halk Cumhuriyetine bağlı olsa da Türk vatandaşlarından vize istemez. Uçakta dağıtılacak bir formu doldurarak TC Pasaportunuzla ülkeye giriş yapabilirsiniz.



Ulaşım



Hong Kong'a isterseniz THY'nin İstanbul - Hong Kong direk uçuşu veya farklı havayollarının direk veya  aktarmalı uçuşlarıyla ulaşabilirsiniz. Ülkede ulaşım için araba kiralamaya gerek durulmayacak kadar toplu taşıma oldukça kapsamlı ve kullanımı kolay.



Hong Kong uluslararası hava alanına vardıktan sonra şehir merkezine gitmek için metro (MTR) veya otobüs kullanabilirsiniz. Metro yaklaşık 120 HKD otobüsler ise 55 HKD civarında. Otobüsle şehir merkezine gitmek isterseniz hava alanında bedava Wifi hizmeti ile Google Maps uygulamasıdan nasıl gidebileceğinizi sorgulayabilirsiniz. Hava alanında otobüs işaretlerini takip edip çıkışa ulaştığınızda otobüs biletlerinin satıldığı gişeleri çıkışın sol tarafında bulabilirsiniz. Bu gişelerden hangi otobüsü kullanacaksanız o otobüsün numarasını söyleyerek bilet satın alabilirsiniz. Metro kullanmak isterseniz de metro çıkışında  Octopus kart satın alarak ulaşımınızı gerçekleştirebilirsiniz.


Şehirde zaten bol bol metro kullanacağınız için Octopus kart isimli tüm toplu taşımalarda hatta 7-Eleven market gibi birçok yerde de kullanacağınız kartı havaalanından almanızı tavsiye ederim. 50 HKD deposito ve 100 HKD bakiye ile kartı alabilirsiniz. Karta otomatlardan veya 7-Eleven marketlerden en az 50 HKD yükleme yapabilirsiniz. Otomatlar sadece 50 ve 100'lük banknotları kabul ediyor. Ülkeden ayrılırken kartı hava alanında iade ederek depozitosunu alabilirsiniz.

Kawloon ve Hong Kong adaları arasında metro veya Star Ferry ile kullanabilirsiniz. Star Ferry, Hong Kong adasında Victoria Harbour ve Kawloon adasında Tsim Sha Tsui Star Ferry Pier arasında sefer yapmakta.



Konaklama


Ülkede metro ağı oldukça geniş ve böylece bir çok yere metro ile kolayca ulaşabiliyor olacaksınız. Bu nedenle konaklayacağınız yerin metro istasyonuna yakın olmasını öneririm. Bunun dışında konaklama için önereceğim bölge hem Temple Street Night Market hem de Ladies Market'in de yer aldığı Kowloon adasında yer alan Tsim Sha Tsui ve çevresi olacaktır. Eğer amacınız benim gibi güvenli bir bölgede aynı zamanda temiz ve bütçenize uygun bir yer ise de küçük odalara sahip konaklama alternatiflerini bu bölgede bulabilirsiniz. Ben, otelde dinlenme dışında zaman geçirmediğim için oda küçüklüğü sorun değildi ve bir gecesi yaklaşık 120 HKD'ye tek kişilik bir odada konakladım.

Ben ilk başta Hong Kong adasında düşük bütçeye sahip bir hostelde arkadaşım istediği için kaldım ama 1 gün dayanabildim. Hostelin kirliliğine dayanamayıp bir gün sonra otel değiştirmek zorunda kaldım. Neyse ki bu hostelin ücreti oldukça düşüktü ve doğru bir hamle ile yaşadığım para kaybını önemsemeden çok daha rahat ve temiz bir otele geçtim. Çinlilerin ucuz konaklama sağlayan hostellerinde konaklama yapacaksanız iyice araştırın derim. Ben nasıl bu kadar ucuz olabiliri sorgulamadan arkadaşımın ısrarıyla kaldım. Siz de  buralarda çok ucuza bulduğunuz toplu bir hostel odasında kalmamanızı öneririm. Avrupa’daki konseptten biraz farklı. Hayatımdaki en pis konaklama tecrübesiyle musluğu bile peçete ile tutup açarken sonrasında geçtiğim minik ama tertemiz tek kişilik otel odası bana acayip iyi ve lüks geldi.  Çok şükür dedim temizliğin gözünü seveyim:).



Kaç Gün Kalmalı


Yurtdışında gezdigim bir şehirde daha once 4 günden fazla zaman geçirmemiştim. Hong Kong'u da daha gitmeden önce açıkcası küçük bir yer olarak düşünüyordum fakat yapılacak gezilecek o kadar çok yer var ki en az 4 gün konaklamanızı öneririm. Eğer sadece  Kawloon ve Hong Kong adasında yer alan ana gezi noktalarını gezmek istiyorsanız 4-5 gün yeterli olacaktır. Fakat benim gibi Lantau adası ve Macau'yu da gezek istiyorsanız her iki yer için de birer gün ekleyerek en az 7 günlük bir plan yapmanızı öneririm.



Hong Kong'a Hangi Mevsim Gidilir


Bu ülkeye yılın her mevsimi gidebilirsiniz. Ben yılbaşı dönemi için gittim ve hava gündüz yaklaşık 21 dereceydi. Bazı günler hava çok güneşli ve sıcak olup yarım kollu bir tshirt ile gezebiliyorken bazı günlerde de sweatshirt üzerine ince bir yağmurluk giydim. Siz de kış dönemi gidecekseniz yine üzerinize ince bir yağmurluk almanızı tavsiye ederim. Ayrıca her mevsim için bir şemsiye götürmeniz de işinize yarayacaktır. Ülkede tropik muson iklimi hakim olduğundan yaz aylarında gidecekseniz yüksek nem ve yağmurlarla karşılaşabilirsiniz.

Her yıl Şubat ayınının sonunda Çin yeni yılı kutlanıyor. Ben göremedim ama bu dönem giderseniz çok renkli gösteriler ve kutlamalarla da karşılaşabilirsiniz.






Hong Kong'a Gitmeden Yapılması Gerekenler


Ülkeye gitmeden önce biletlerinizin ve konaklayacağınız otelin çıktılarını yanınıza almanızı tavsiye ederim.Sonuçta bu ülkeye çok fazla Türk gitmiyor ve görünüş olarak dikkat çekiyor olacaksınız. Olası bir durumda pasaport sonrası benim gibi gümrükte eşyalarınız aranarak sorgulanabilirsiniz. Belki geri dönüş ve konaklama bilgilerinizi görmek isteyebilirler. Benim sadece eşyalarımı arayıp biraz muhabbet ettikten sonra bıraktılar.



Ülkede yaygın bir free wifi kullanımı mevcut. Sim kart satın almadan birçok noktada ücretsiz wifi bulabilirsiniz. Ben daha önce bu kadar ücretsiz wifi kullanabildiğim başka bir ülke hatırlamıyorum. Bu açıdan gerçekten işinizi çok kolaylaştırıyor.



Eğer benim gibi sim kart satın almayı düşünmüyorsanız gitmeden önce offline bir şehir haritası indirmenizi öneririm. Bunun için Google Maps veya maps.me uygulamaları oldukça kullanışlı. Gitmeden önce gideceğiniz yerleri işaretleyerek offline haritayı indirmenizi tavsiye ederim. Tabi ki ben bununla uğraşamam kardeşim alırım hattımı özgürce internet kullanırım diyorsanız o ayrı. Ek olarak metro hattını da kaydetmenizde fayda var. Hong Kong metro hattına aşağıdaki görselden ulaşabilirsiniz.







Değinmek istediğim diğer bir konu ise HKD yani Hong Kong Doları edinme hakkında. Yanınızda Dolar veya Euro götürerek paranızı bozdurabilirsiniz. Bazı iyi fiyat veren yerler 100 dolar altını bozmuyor bilginize. Benim tavsiye ettiğim yöntem ise Türkiye bankamatik kartınızla HKD çekmek. Ben bu şekilde çok daha uygun bir kurdan HKD çekebildim. Bunun için Visa Master Card olan bankamatikleri kullanabilirsiniz. Ben Jetco'nun bankamatiklerinden gayet uygun bir kurla para çektim. Böylece tüm paranızı da üzerinizde taşımamış olursunuz.

Hong Kong Yemekleri

Uzak doğu yemeklerine bizim insanımız genellikle ön yargıyla yaklaşır. Ben oralara gidersem aç kalırım, çok pis veya ben deniz ürünleri yemiyorum gibi klişeleri hep duyarız. Fakat bu şehir yemek konusunda oldukça fazla alternatife sahip. Ben gittiğim yerlerde denenmesi gereken farklı lezzetleri olabildiğinde deneyimlemeye çalışıyorum. Bunda benim yemek seçmememin ve ön yargılı olmadan yeniliklere açık olmamın etkisi de oldukça fazla tabi ki. Uzak doğu mutfağının beni çeken yanı özellikle deniz ürünleri yiyebilen bir insan için oldukça fazla alternatif olması. Bunun yanında sevdiğim bir çok tropik meyveyi de bazen sade bazen de yemeklerde ve tatlılarda bulabilmem. Hong Kong'da bulabileceğiniz uzak doğu mutfağı yelpazesi oldukça geniş. Çin mutfağının yanında Japon, Tay, Hint yemeklerini de deneyimleyebilirsiniz.

Benim bu ülkeye özgü olan lezzetlerden yenmesini tavsiye ettilerimden en başlıcaları Dumpling ve dim sum. Birbirinden farklı çeşitlerini bulabileceğiniz bu lezzetler bir çok yerde karşınıza çıkacak. Sokak lezzetlerinden egg puff, fish balls gibi lezzetleri de deneyimleyebilirsiniz. Ben birbirinden farklı lezzetleri farklı yerlerde denedim ve hiçbir rahatsızlık yaşamadım. Yine de aman yok ben Uzak Doğu mutfağı yemem derseniz de KFC, Mc Donalds gibi yerleri de tercih edebilirsiniz, size kalmış. Fakat zahmet edip buralara kadar gelen birisi olarak bi zahmet lezzet yeniliklerine de açık ol derim😄.

     


Hong Kong Gezilecek Yerler



Gezilecek yerlere geçmeden önce bu şehrin beklentilerimin ötesinde güzellikte ve alternatiflere sahip  olduğunu söylemek istiyorum. 10 saatlik uçak yolculuğu yaparak bir hafta için buraya gidilir mi? Cevabım kesinlikle gidilir.
Hong Kong gezilecek yerleri Hong Kong, Kawloon ve Lantau adalarında yer alan gezi noktalarına göre hazırladım. Macau adası için ayrı kaleme aldığım gezi yazıma yine blogumdan ulaşabilirsiniz.



1.Kawloon Adası




A Symphony of Lights Viewing Point



Her akşam saat 20:00'da gökdelenlerin lazer gösterisi oluyor. Muhakkak bir gece bu görsel şöleni yaşamanızı tavsiye ederim. Bu noktadan gösteri Avenue of Stars bölgesi boyunca izlenebiliyor. 





Müzeler Bölgesi



Hong Kong'da birbirinen güzel müzeler var. Gelmişken gezmenizi tavsiye ettiğim müzeler Hong Kong Cultural Centre, Hong Kong Museum of Art, Hong Kong History Museum, Hong Kong Spice Museum. Bütün müzelere giriş yapabileceğiz bir yetişkin kartı satın alabilir, öğrenciyseniz de çok uygun bir fiyata (yaklaşık 25 HKD) tüm bu müzeleri gezme imkanına sahip olabilirsiniz. Ben bir sene geçerli bir öğrenci müze kartı alarak tüm bu müzeleri büyük bir zevkle gezdim. Ayrıca havanın da yağmurlu olduğu bir günde de yapılabilecek en güzel etkinlik bu olabilirdi.



Bu bölgeye gelmişken müzelerin yanında yer alan İngiliz Mimarisi Saat Kulesi'ne (Former Kowloon-Canton Railway Clock Tower) uğramayı da unutmayın.




Alışveriş Merkezleri



Hong Kong'da bir çok AVM var. Denk geldikçe ara ara gezebilirsiniz. Bunlardan bazılarında bir şey almasanız bile gezmenizi tavsiye ederim. Heritage Hall - 1881 Heritage binası dıştan görünüşü için bile görmeye değer. Bunun dışında K11 Musea'ya da bir göz atabilirsiniz.



Nathan Caddesi



Birçok dükkan ve AVM'nin yer aldığı oldukça renkli bir cadde. Bu caddede etrafı seyrederek yürümek ayrı bir güzel.



Temple Street Night Market



Nathan Street boyunca yürüyerek gece marketine ulaşabilirsiniz. Hepsi birbirinden farklı A'dan Z'ye birçok hediyelik eşyayı bulabileceğiniz oldukça renkli bir gece pazarı. Her gün 14:00 -23:00 arasında bu pazarı ziyaret edebilirsiniz. Yalnız dikkat etmeniz gereken nokta bir ürün için fiyat sorduğunuzda çok uçuk rakamlar veriyorlar. Fakat pazarlık payı bırakarak bu uçuk rakamlar veriliyor. Eğer ürünü almayacak gibi de olursanız arkanızdan bağırıp sizi geri çağırabilir daha düşük fiyatlara vermeye ikna olabilirler. Benim gördüğüm bir ürün için yaklaşık 80% daha az para ödeyebiliyorsunuz. O derece büyük bir pazarlık payı var yani. Ayrıca bir tezgahta gördüğünüzü başka tezgahta çok daha ucuza alabiliyorsunuz. Bu noktada hemen atlamayın derim.



Ladies Market



Gece pazarına benzer ama daha kadınlara yönelik çanta ve aksesuarların bulunabileceği bir market. Gece pazarındaki bir çok hediyelik eşyayı yine bu pazarda da bulabilirsiniz. Pazarlık olayı yine burası için de geçerli. Hatta gece pazarından aldığınız bazı ürünleri bu pazarda daha ucuza da bulabilirsiniz.



Mong Kok Bölgesi



Yine renkli ve farklı dükkanların yer aldığı bir alışveriş bölgesi. Burada birbirinden değişik ve güzel hayvanların yer aldığı Goldenfish Market ve Bird Market'i ziyaret edebilirsiniz. Aynı zamanda bitkilere ve güzel çiçeklere ilginiz varsa Flower Market'de yine sizi mest edecektir.



Kawloon Park



Şehrin göbeğinde vaktiniz kalırsa ziyaret edebileceğiniz güzel bir park. Ben çok zaman ayıramadım ama vaktiniz olursa flamingolar görmeye değer.




Wong Tai Sin Tapınağı



Şehirde başka bir tapınağa gitmeseniz bile bu tapınağa kesinlikle uğramanızı tavsiye ederim. Yerel halkın oldukça yoğun bir şekilde ziyaret ettiği tapınakta dua eden insanların ilginç görüntülerine  şahit olacaksınız.




Avenue of Stars


Burası şehrin gökdelenlerinin hakim olduğu silueti en güzel gözlemleyebileceğiniz  bölge. Hem gündüz hem de gece bu görsel ziyafeti yaşamanızı tavsiye ederim. Ayrıca her gece 20:00'de başlayan Avenue of Stars Tower Show'u izleyebilirsiniz. Ayrıca burada biririnden farklı Çin'li yıldızların el izlerini de bulabilirsiniz.



Aynı bölgede Hong Kong'lu yıldız Bruce Lee heykelini de görebilir, heykelle güzel bir fotoğraf çekinerek bu anı ölümsüzleştirebilirsiniz.




2.Hong Kong Adası




Man Mo Tapınağı



Yüksek binaların arasında kalmış küçük bir tapınak. Yolunuz düşerse uğrayabilirsiniz, düşmezse de çok bir şey kaybetmezsiniz açıkçası.




Hong Kong Park


Birbirinden yüksek gökdelenlerin arasında oldukça güzel bir park. İçerisinde güzel havuzlar, botanik ve çöl bitkilerin yer aldığı ücretsiz bir müze, kuş parkı ve çay müzesi de yer alıyor.



                                           



Times Square



İnsanların yoğun olduğu bu meydanı gözlemlemek için bir küçük mola verebilir, insan kalabalığından firsat bulursanız güzel fotoğraflar çekinebilirsiniz.





Viktoria Peak


Viktorya Tepesi'ne çıkmak için ya yürümek ya da tramvay kullanmak gerekiyor. Tramvayı'da round (iki yönlü) veya tek yön olarak alabilirsiniz. Biz tesadüfen yolda yürürken  bir tramvay ve Sky Terrace 428'e giriş için bilet satan bir kıza denk geldik ve 80 HKD'ye round bilet aldık. Normalde 100 HKD'ye iki yönlü tramvay bileti satılıyor. Biletleri internet üzerinden veya Peak Tower Station'dan da alabilirsiniz. Tramvay, bilet istasyonunun çok yakınında. Tramvaya bindikten sonra tepeye doğru yavaş yavaş gökdelenlerin arasından etrafı izleyerek çıkıyoruz. Tepeye eriştiğimizde yine binanın içerisinden seyir terasına çıkmak için yürüyen merdivenlerden gözlem noktasına çıkmaya devam ediyoruz. Çıktığımızda gördüğümüz eşsiz Hong Kong manzarası muhteşem. Klişe bir tabirle adeta tüm Hong Kong ayaklarınızın altında. Burada isterseniz benim gibi paraya kıyıp profesyonel fotoğraf çektirebilir ve 200 HKD karşılığında dijital ortamda bu fotoğrafı edinebilirsiniz. Bu güzel manzaranın keyfini dakikalarca hangi gökdelenin hangisi olduğunu anlamaya çalışırken çıkartabilirsiniz.





AIA Vitality Park

Viztoria Harbour'da yer alan bu parka bir akşam uğramanızı öneririm. Biz Cumartesi akşam gitmiştik ve çevrede özellikle karaoke şarkı söyleyen, dans eden bir çok insana denk geldik. Farklı farklı insanları izlerken bir çok eğlenceli sahneye şahit olduk. Bu parkta, lunapark gibi ücretli bir alan da yer alıyor, isterseniz buraya da girebilirsiniz ama bize çok ilgi çekici gelmedi. Ama bu parka gelmişken dönme dolaba binmeden dönmek olmazdı. Parası ne ise vereceğim kardeşim diye düşünürken  fiyatının sadece 20 HKD olması beni çok şaşırttı. Dönme dolap ile şehiri yukarıdan izlemek çok çok keyifli ve güzel.

3.Lantau Adası


Lantau adasını hakkıyla gezmek için kesinlikle 1 tam gününüzü ayırmanız gerekiyor. Adaya gitmek için metro kullanarak kolayca ulaşabilirsiniz. Bunun için Tung Chung metro istasyonuna gitmeniz gerekiyor. Buradan Büyük Buda'nın yer aldığı bölgeye ulaşmak için kesinlikle teleferik kullanmanızı tavsiye ederim. Bunun için Ngong Pink Cable Car istasyonu, metrodan sadece 5 dk. yürüme mesafesinde. Ayrıca teleferik için sabah erken saatlerde gitmenizi tavsiye ederim sonra çok kalabalık oluyor. İsterseniz biletinizi burada satış ofisinden ya da internet üzerinden satın alabilirsiniz. Biletler için farklı alternatifler söz konusu. Kristal kabin denilen teleferikte zemin dahil camdan oluşan teleferikle muhteşem doğayı ve manzarayı izleyerek ada üzerinde süzülüyorsunuz. Normal kabin de alabilirsiniz fakat normal kabinler hem daha kalabalık oluyor hem de kristal kabindeki kadar heyecan vermiyor açıkçası. Biz gidişte kristal, dönüşte normal kabin alarak kristal kabin deneyimini yaşayabildik. Biletleri internet üzerinden gitmeden aldık. Klook isimli site üzerinden alırsanız ayrı bir sıradan bilet kuyruğu beklemeden geçiş yapabiliyorsunuz. Alternatif sitelerden alırsanız da normal sıraya geçiyorsunuz. Biz alternatif bir siteden aldık ve normal kuyruğa geçtik. Fakat sıradayken görevli kimlerin biletinin olduğunu sorarak bizi öne geçirdi ve böylece zaman kazandırdı. Teleferik  18:00'e kadar çalışıyor. Fakat biz bunu son anda tesadüfen öğrenip 5 dk. kalası koşa koşa yetiştik. Ayrıca adaya otobüs ve yürüyerek de ulaşabilirsiniz.

Adada Ngong Ping Village üzerinden hediyelik eşyalar satan dükkanları geze geze gidiyorsunuz. Sonra Büyük Buda Heykeline çıkmadan önce Buda'nın içerisinde yer alana giriş yapmak ve ayrıca yemek almak için bir bilet satın alabiliyorsunuz. Yerel vejetaryen lezzetlerin sunulduğu yaklaşık 110 HKD'lik seçeneği almıştık Gerçekten hepsi birbirinden lezzetli Çin yemeklerini deneyimlemenizi tavsiye ederim. Büyük Buda (Tian Tan Buddha)'yı ziyaret etmek için baya bir merdiven çıkıyorsunuz ve çıktığınızda buna değdiğini gördüğünüz bir manzara sizi karşılıyor olacak. Bu manzaranın keyfini çıkarttıktan sonra Buda'nın içerisine girebilir, yukarı çıkmadan önce aldığınız bilet ile biletli kısma geçiş yapabilirsiniz. Daha sonra yeniden merdivenlerden aşağı inerek Po Lin manastırı ve Ten Thousands of Buddha'yı ziyaret edebilirsiniz. Hemen tapınağın yanında eğer yemek için bilet aldıysanız restoranda yerel lezzetlerin tadını çıkartarak bir mola verebilirsiniz. Bu arada yemeklerin muhteşem oldugunu da söylemeden geçemeyeceğim.



Buraya kadar anlattığım her şey zaten yaklaşık yarım gününüzü alacaktır. Biz istem dışı geç kalarak yaklaşık 13:00 gibi teleferiğe bindik 18:00'e kadar zaman geçirdik. Eğer adanın balıkçı köyü gibi yerlerine gidecekseniz daha erken bir saatte gelip Ngong köyünün yakınında yer alan otobüs terminalini kullanabilirsiniz. Otobüsler yine yaklaşık 18:00 civarında sonlandığı için bizim gitme imkanımız olmadı ama gitmeyi isterdim.




Bir başka gezi yazılarında görüşmek üzere...
Sevgiler

TANZANYA - ZANZİBAR GEZİ REHBERİ

Merhaba, Tanzanya gezdiğim 24. ülke olasının yanı sıra  Afrika kıtasında gittiğim ilk ülke olmasından dolayı özel bir gezi rotası oldu. En s...